ÖMER BABA’NIN GÜNDEMİNDEN..

Ömer baba - Emin OLCAY

KÖLELİK - ÖZGÜRLÜK

KUŞLARIN İSTEK VADİSİ VIII.

Simurg’a gitmekte olan kuşlar yine bir mola yerindedirler. Uzaktan bir davul sesi gelmektedir. Bütün kuşlar kulak kesilir. Ama doğan kuşu çok heyecanlıdır. Yerinde duramamaktadır. Çavuş kuşu doğanın telaşını görünce meraklanır ve:

— “Sana neler oluyor, neden yerinde duramıyorsun?” diye sorar.
Doğan kuşu diğer kuşların ve çavuş kuşunun karşısına geçerek:

— Ben böyle eğitildim. O davul, kralın beni çağırma davulu. Hemen avımı avlayıp geri dönmem gerekiyor.

— Sen kendi gayretin ve çabanla hareket ediyor kanatlarınla uçuyorsun. Avladığın avı kendin yemeyip neden krala götürüyorsun. Neden kanatlarını kullandığın gibi aklını kullanmıyorsun?

— Bu dünyada herkes krala yakın olmak ister. İşte ben bu yakınlığı elde etmişim. Kral ne zaman ava çıksa ben onun ellerinde olurum.

— Kralın elindesin ama ayakların onun elleri arasında, sen özgür değilsin. Dahası başında da gözlerini örten bir kukuleta var. Kral istediği zaman gözlerini açıyor ve seni, kendi zevkini tatmin etmek için serbest bırakıyor. Sen ise avlanıp tekrar onun ellerine geri dönüyorsun. Senin bu durumunun köleden ne farkı var. Körü körüne krala itaat ediyorsun. Hem seni böyle köleleştiren eğitimle de övünüyorsun. O davulun, senin özgürlüğünü geri almak için çalındığının farkında değil misin? Geri dönünce de yine senin cinsinden olan kuşlardan sana yiyecek veriyor. Sen de bunu çok büyük bir lütuf sayıyorsun. Lütfen aklını başına topla da o davul sesine doğru gitme.

— Krala yakın olmak, onun sohbetine layık olmak, bir ayrıcalıktır. Eğer hizmetinde onun sevgisini kazanırsam, benim sözüm de değerli olur. Kral bazen benim sözlerimi de yapabilir.

— Sen yüzeysel imajlara fazlaca kaptırmış durumdasın, öyle bir krala kul ol ki, mülkü zail olmaz ola. Senin kral diye bildiklerin, Simurg’un tahtına rakip bile olamazlar. Simurg dünyevi krallara benzemez, onun hükümranlığı süreklidir. Hem dünyevi krallara ne kadar yakın olursan, hayatın da o kadar risk altına girer. Simurg’a varırsan gerçek lütuf ve ikrama kavuşursun.

— Ben Simurg’u rüyamda bile görmeye tenezzül etmem. Neden beyhude yere Simurg’un yanına gideyim ki. Kendi kralımın elindeki toz bile bana lütuf olarak yeter. Hem sizlerle yola çıktım ama çok yoruldum. O sizin Simurg dediğiniz krala gitmeye kendimi güçlü hissetmiyorum. Meçhule gitmekten ise şu beni çağıran kralın elinde yücelmem daha iyidir. Kralın elinde olduğumdan başım da dik gezeceğim. Çünkü ben kralın doğanıyım. O benim sahibim.

— Dünya kralları vefakârlık etse bile bir an olur, döner sana cefa kılar. Ona yakın olan kişilerin birçoğu perişan oldu hayatları karardı. Sen de onun yanında olduğun sürece ürkek olacak ve ondan çekineceksin. Canın daima tehlikede olacak. Dünya kralları ateşe benzer, ondan uzaklaşarak mutluluğu ve özgürlüğü iste.

— Ben çok uzun müddet edep erkân yolunda yetiştirildim. Kendimi çok geliştirdim. Kral huzurunda nasıl davranılacağını herkesten iyi bilirim. Bu konuda çok iyi eğitim gördüm. Benim şahsi fikrim şu, kral huzurunda olayım, orada ömür süreyim, gerekirse orada öleyim.

— Ben sana kral ve kölesi ile ilgili bir hikâye anlatayım belki aklını başına toplarsın. “Bir zamanlar, çok güzel bir kölesi olan kral yaşardı. Kral kölesini çok sever gibi görünüyor ve onu hediyelere boğuyordu. Bu sevgi gösterilerine rağmen çok kötü bir alışkanlığı vardı. Kölenin başına bir elma koyuyor ve okla ona atış yapıyordu. Yani köleyi atış tahtası olarak kullanıyordu. Durumu gören biri bir gün köleye:

—“Kralın gözdesi olduğun halde neden kralın ok atışlarına hedef oluyorsun. Bu durum seni korkutmuyor mu?” dedi. Köle şöyle cevap verdi:

— “Eğer kral elmanın yerine beni vursa, beni suçlar ve kovar. Bu benim için çok kötü bir durum olur. Ben ondan ayrılmayı göze alamam. Ölü ya da diri olmak beni çok endişelendirmiyor. Ayrılıktan korkuyorum. Ama kralın attığı ok başımdaki elmaya isabet ederse insanlar, kralın yeteneğini övüyorlar. Yani benim gerçek durumum şu, “ya kral yeteneklidir, ya da köle ölüdür.”

Senin durumun da bu kölenin durumundan farklı değil. Bir gün sen de kralın kılıcına denk gelebilirsin. Sen bir şeyleri sahiplenme, başkasının da seni sahiplenmesine izin verme. Özgürlüğünü hiçbir şeye değiştirme. Eğitimi başkalarına hizmet için değil, kendini aşmak ve huzurlu olmak için yapmalısın.

Doğan kuşu da bütün uyarılara rağmen davul sesinin geldiği yola doğru uçmaya başlar. Aldığı eğitim gözüne perde, kulağına tıkaç olmuş durumda. Davul sesini duyunca şartlandırıldığı için sese doğru gidiyor.

Sizlere köleleştiren değil özgürleştiren eğitimler temenni ediyorum.

Allah yar ve yardımcınız olsun.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yazmaktan cekinmeyin

Bu konu hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Yorumlarda resminizin cikmasini istiyorsaniz.. buradan uye olunuz!